


Geçen cumartesi akşamı Bağdat Caddesi'ndeki Casita'daydım. Öve öve bitiremedikleri meşhur Feraye'yi yemek farz oldu diye.
Mekanın yeri caddeüzerinde değil arada ama müdavimlerinin çok olduğu her halinden belli. Girişi sigara içenler için düzenlemişler, biz iç kısmı tercih ettik. Asma katı olan zevkle ve modern döşenmiş bir mekan. Küçük olmasına rağmen ferah buldum ben. Asma kata yapılan beyaz ahşap trabzanlar son derece hoş bir görünüm vermiş. Asma katın altında olan mutfak penceresi görüntü itibari ile pek hoşuma gitmese de mekanın dekorasyonu belli ki özene bezene yapılmış. Masalara uygun beyaz sandalyelerde ayrı bir hoşluk katmış ve ilk girdiğinizde insana ege mutfağının yemeklerinin piştiği bir restoranı çağrıştıyor. Duvara monte edilmiş divan gibi rahat koltuğun üzerinde beyaz şile bezinden yapılmış üzerinde kaneviçe gibi rengarenk işlemeler olan dört köşesi püsküllü bir yastık karşıladı beni. Vakit kaybetmeden sırtıma alıp oturdum.
Mönülerimizi güler yüzlü bir garson getirdi hemen. Mercimek çorbası ve Feraye sipariş ettim. Çorba hem lezzet itibari ile, hemde kıvamı ile kesinlikle güzeldi. Yanında getirilen kıtır ekmekler ( sosyetik adını kullanmak istemiyorum ) belli ki tereyağında kızartılmış.
Sonrada Feraye geldi tabi. Bildiğimiz mantı gibi ama daha güzel. Bir kere bu kıtır kıtır. Yağda kızartılmış sarımsaklı yoğurt ve domates sosu ile servis edilmiş.
Tadıda son derece lezzetli. El emeği olduğu her halinden belli, her bir minik beze farklı diğerinden. Fabrikasyon işi gibi soğuk değil yani.
Yemeğimiz boyunca bizimle ilgilenen garson hep güleryüzlüydü, işini severek yapıyor belli. Bunun dışında servise gösterilen özen ve verilen hizmet, mekanın temizliği de taktire şayandı kesinlikle. Olur da bir gün caddeden geçerseniz, mantı yemeyide seviyorsanız, uğramadan tatmadan geçmeyin derim ben. Şimdiden Afiyet Olsun :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder